Baltayı Sıkı Sıkıya – Hakan Kaya

Odunu gördüğüm zaman hiçdüşünmem. İndiririm sıkı sıkıya tuttuğum baltayı. Biliyorum, genellikle hiç düşünmezsin. Düşünürüm. Bazı şeyleri iyice düşünürüm. Bu işe girişmekte onlardan biri elbette.Bir darbe, bir darbe daha.İkiye ayrılan ıslak tahtaparçası.Artık yazmayacak mısın?Yazacağım elbette.Yazarken deliydin.Şimdi değil miyim?Tüm gününü odun kırarakgeçiriyorsun.Bu delilik işte. Neymiş deli olan?Kırılacağını bile bile,kırmamak için vurmak.Vurursan kırılır,vurmazsan kırılmaz.Bir, iki, üç, dört, beş.Sen…

Devamını Oku

F.Şeyma Denizoğlu – İstasyon

yarını tuğla tuğla örüyor annempasta sonabirimiz hep eksikgöze düşen faydasız uyku arkasıdaimi ikazbirimiz dünü elinde taşıyorgeceleyin kan ağlıyor yakıt düşlerköksüz caddelere ismi taşıyor tabela okuyorsunkulağın next stationson durağa, bir günve ceâlna min beyni eydihim seddenson çağrı!ve min halfihim seddenperonlar annemi taşıyoryüklenerek körüğüne kibrit ile suyu beraberindeemergency!kaçış, dünyanın çıkış noktası soframız kursaktacash sayılmıyormukabili ücretindenyeşilleri görelimkavgamız varkarnımızsavaş…

Devamını Oku

Barış C. Yıldırım – Küre

Şiir yazarken müzik dinlememelisızar çünkü müziğin ruhu ruhumun çatlaklarındanduygu dağılır Ama aynı şey sevişmek için geçerli değilçünkü evine döner kişi seviştikten sonrauzun bir yolu yürümüş gibiçünkü evine dönmektir şiirsevişecek kimsen yoksa ellerin kir Ve işte bu birin ikisi:bedeni giderek terk ederkendini zihinsel zevklere verengörmek için karanlık gerekir eser miktarduymak için belli bir desibelin altındaçağlamalı ırmaklar…

Devamını Oku

Denizcan Karapınar – Çok uzak bir penceredesin

Çok uzak bir penceredesinÇok uzak bir penceredeBelirsiz bir noktasınİçtiğin sigarayı bile görebiliyorumÜzerine giydiğin geceyi ve solgun renginiKorkunç bir sonbaharsın ya daKehribar rengi bir yağmurSadece yalnızlığıma yağanSen Islandığı yağmurlarıbir bir unutansınSenisesindeki güneşinilkyazın güncesini tutuşundantanırımSeni tuttuğum bir soluk gibigençliğimin nazındannilüfer çiçekleriayaklanır koşar şarkında nilüfer çiçekleri yüzündeayrıksı bir dünyadırYeni, onulmazKarşı konulmaz bir dünya;Mevsimlerin gerçek kuşları gibiBaşımda döndüğü birMasalsılık…

Devamını Oku

Rosa Luxemburg – Cezaevinden Mektuplar Almanca aslından Türkçeleştiren: M. Kağan Will Şahinoğlu

Breslau. Aralık ortası, 1917 …Karl’ın Luckau’da geçirdiği sene geride kaldı. Bu ay bunu sık sık düşündüm ve tam bir yıl önce Wroncke’de benimle birlikteydin, bana güzel Noel ağacını verdin… Bu kez buradan aldım bir tane ama bana çok perişan halde olan bir şey getirdiler, dalları eksik, geçen yılki ile mukayese edilemez bile. Aldığım sekiz feneri…

Devamını Oku

Barış C. Yıldırım – Dünya Havadisleri

Yeni gözler takmıştım eskilerinin yerinebir erik dalında çürüyordubir adam düşüyordu çıktığı dağın yüksekliğindenbir ev kovuyordu bahçesini bir geminin güvertesineanne ben geldim diyen bir adamın hüznündenanne ben geldim diyen bir adanın masumiyetinebir yara böyle kapanmamalı Her şey aynıydı ve de herkesherkes elini tutuyordu sevgilisininbenim aklım takılırken her çengelli iğneyenehirlerden mi öğrenmiştiniz sevişmeyive bacak arasında nemli bir…

Devamını Oku

Zülâl Menekşe – öyle bir sıkkınım

sokak bizi unutur, sen unutursunben kaldırımları sırtlarımbundan çok sıkıldımaklımda bulvar, üst geçit, kör noktahatıranın ortasında beş paralıkaklımdan sıkıldım aynı davetsiz yüktü soluğunda duyduğumboğulur gibi sıkıldımşimdi kime ne anlatacağım senden başkasaman altından su yürüterek yaşıyorumdüşlerime çapalandı mavi yeşil arklarzihnimde düğümlenen kuyruklardan sıkıldım boz renk, mor halkalar, diken izleriaçan güneşe yakışmamanın mahcubiyetipespaye sıkıldımdünden, hani o yaşamayı çalan…

Devamını Oku

Hatike Şengül – Popoler Kültür

bir şey dm’yinInstagram’da zaman öldürmekle meşgulümhiçe sayarımsayarımbitmez mesajlarıbilirleriçimde bir bekleme salonu taşıdığımıherkes sıradanumara almadan da beklenebiliyor burada özgün olmak istiyorum amadaha geçen haftasilikonu kurumamış birini takibe aldım diyealo 888 meme danışma hattınayönlendirdi algoritma90 Bbüyütecek bir şey yok aslında birinin bacakları benden daha çıplakbirinin yüzü daha filtrelibirinin hayat ışığı daha iyiya dekoltesi benden derin olanlar ıssız bir sokaktatakip ediliyorum…

Devamını Oku

Hakan Kaya – Sığıntı Kalmış Eve

Dakikalar geçmiyor.Odanda sığıntısın.Sığıntı sensin. Bir elinde Orhan Veli, diğer elinde Edip Cansever. Şiirlerle yüzleşiyorsun. Uzaklara yani şiirlere köpek gibi bakıyorsun.Hastasın sen. Tescilli bir hasta. Kapı açılıyor, annen içeri giriyor.“Sakın çıkma, babaannen geldi,” diyor. “Çıkmam.” “…” “Çıkmam dedim.” Bir yorgunluk çöküyor üzerine.Yok sayılmanın haksızlığı. İçeriden sesler geliyor.Gülüşmeler, sohbet… Keyfe keyif.Bir de Türk kahvesi servis ediliyor. Yetti,…

Devamını Oku