Ali Karagöz – Verimlilik Raporu
Başarabiliyorum, o hâlde varımYoksa kocaman bir hiçe dönüşürümKüfürler, kıyametler uçuşurKuma gömülmüş kafamın içindeSanıldığı kadar rahat değilimÖlümü düşünemiyorum henüz;Yirmi yaşını çoktan geçtim. Başarabiliyorum, o hâlde fazlasını yapmalıyımMakineler böyle işler!Verimliliğim kadar varım.Kesif bir koku sarmış her yanımıIskartaya çıkmam an meselesi.Anlam arızan var dedilerSanırım durmam gerek Başarabiliyorum, o hâlde kutlamamalıyım.“Yapmam gerekiyordu” deyip geçerimBahaneler belirir bu kez zihnimdeŞımarmak istesem…
Yağmur Kaplan – DİLEMMA
Ne çok yüzü ne çok derdi var insanın;Her yanı yeni deniz kenarıHer yanı yeni uçurum…Bir adım öten hem sırlarla dolu düşüşHem kanatlı koskoca bir özgürlük.-Tüm ikilemlere sahip ama bir o kadar da eminiz… Ne çok rolü var insanın;Hem içli annesin hem güçlü baba.Sırt sırta veren kardeşsin, kimine koca.Aynı anda hem ebeveynisin birilerininBirilerinin de çocuğusun mesela.-Tüm…
Erman Şahin – Ayıp
I. dünya kitaş rüzgârında dar ağacıhep senin kulağına çarpıp duracak git/me sesleri II. bir yaranın başucunda yaşlananhangi duvar saati kaldıunut/ma yokuşlu bir eşik III. yaranın üstünde tuz gezdirilir akşamlarıgün doğumlarına el kesilir evlergüneş, uzun burunlu bir şehir IV. dünya çok içe doğru bir yer buradainsanın içinde bir yerde dünya unut/ma yokuşlu bir eşikhepimiz demek çok…
Yunus Emre Oğuz – BAHTSIZ MEVSİMLERİ ÖVECEĞİM
Zamanın kılcal damarını kesmişlerbak nasıl akıyor günlerbir serçe yanaklarından öpüyor artık ceylanıyeni mevsimler doğuyor üzerlerine güllerfiraridiradı konulmamış mevsimlerdeperdeyi açmevsimleri saybir eşkıya geliyor bakkörpe sevgileri adam edecek Sabahları bismillah ile yıkanan yüzleribahtsız mevsimler karşılıyor önce gözümgöğe saplanmış yaralı bir uçurtmakalbimekmek ufaklarını topluyor Şimdi bir serçeannesi sanıyor uçmayı
Ömer Burçin Özkişi – İsyan Nisyan Vs.
içim çekilse ram ram uykulara dedimkara, kuru ve delikli uykularaküfre varırdı tavaf edilen bin yıllık rüyakirletilen topraklara boşalırdım gök gökşımarık veletlerin sesine kes olurdu alnımdan akan boya. içim deşilse kan kan savaşlarda tekinsiz, kuralsız ve delik deşik savaşlardatarih illüzyonla malul isyan nisyan vs.kitle a-tipik psikoza teşnetarih yapıcılarmodern ruhbanyazı üstte hep dişleri boynumuzdayazı sesimize tecavüz bin yıllar…
Nihan Feyza Lezgioğlu – YARIN YİNE
Yakın zaman önce taşlarla döşenmiş, düzenlenmiş yolları geçiyorum. Şekilsiz kaldırımlar, yer yer çökmüş asfalttan kurtulmuş meydan boyunca yürüyorum. Otuza yakın yılı geçirdiğim bu yeri tanımak gittikçe zorlaşıyor artık. Otobüsten inince solumda kalan park, çocukluğumun çay bahçesiydi. Şimdi üç beş yaşlı kadın çekirdek çitliyor, birkaç çocuk kaydıraktan kayıyor burada. Her şey bir diğerine dönüşüveriyor bu zamanda,…
Denizcan Karapınar – Ben bir koyu mavi
Bir kök salmışçocuk gözünle gördüğün fidanBir filiz vermiş kokladığın toprak Ben bir koyu maviyim tutup ellerinlegetirmeye yeltendiğiyıldızları gençliğininErgin güncesi şafakta bir balıkçınınYıldızlar gibi içinden geçtiğin şimdibu erimiş zaman Yanılmaz ışığın kendisinden önce vardığınufkunda kamaşacakve özgürlüğünün yordamıYeni bir biçim verecekSonundaÖzlere Yaz Yıldızları gibi kamaşınca içinde sevgi Düşlerinde onardığın dünyayeniden soğuk bir bahçeye dônüştüKristal bir güldükokladığın zamanlarOnu, umarsızca Bir oyun gibi görüşündü Ben bir…
Kevser Özdamar – 1993
Annem’e kuyunun orta içidirkayan ilk yıldızı geceninşehir bilmediğindirhenüz eskimemiştirkırpılır kirpiklerve kötücül irislergölgeleri büyük iskemlelerinadımları yankılanır taş sokaklardabilmemek ayıptıröğrenmemek, daha neler! kapısı kapalı evlerin vardır bir bildiğielbet göğe yükseliyordur kuleler, zindanlarbekleyişler mi daha tatlı kılacak hasreti?elbet köye yolcudur şu arabalar ve şu arabalar kanadı varsa kırılacağındanbu yüzden toplaşır hep martılarpencere önlerinde birikir yalnızlıkparmak izleriyle dolu camlar…
Yusuf Gürfidan – SANATSAL HAZZIN İNTERSUBJEKTİFLİĞİ ÜSTÜNE BİR DENEME
Bu denemeyi, uzun yıllardır kişisel sanat tüketim alışkanlıklarımın bende doğurduğu tutarlı düşünceleri bir manifesto hâline getirmek amacıyla kaleme alıyorum. Yaklaşık altı yıldır, sanat eserlerini biçimsel ve dönemsel bütünlükler içinde tüketiyorum. Kitapçı gezip, film platformlarında film arayıp; okuyacak, izleyecek eserler seçmektense, kendimi bir dönem ve biçim ile kısıtlayıp, okuma-izleme listeleri yapıyorum. Sinemada da, müzikte de; edebiyatta…
